
Geçmişten Özgürlüğe
Victor'un hikayesi Milano'nun dar sokaklarında, kirası zor ödenen bir dairede başlar. Babası, borçlarının ağırlığı altında şişeye sığınan bir adamdı; her akşam eve dönüşü, evin havasını değiştiren sessiz bir fırtınaydı.
Küçük kardeşi Elena'yı bu fırtınadan koruma sorumluluğu, henüz on üç yaşındayken Victor'un omuzlarına çöktü. Sokakta öğrendiği her ders, evde koruyamadığı huzuru bir gün geri getirme hayaliyle şekillendi.
Ailesinin dağılışını izlerken bir şeyi erken fark etti: hayatta kalmak yetmezdi, güçlü olmak gerekiyordu. Milano'dan ayrıldığında yanında getirdiği tek şey, bu sertleşmiş kararlılıktı.
Los Santos'a ilk adımını attığında cebinde neredeyse hiçbir şey, içinde ise Milano'da bırakmaya karar verdiği her şeyi telafi etme hırsı vardı.
İlk yıllar sokaklarda, güvenilir birkaç isimle kurulan bağlarla geçti. Disiplini ve soğukkanlılığı kısa sürede fark edildi; küçük işler, büyük isimlerin dikkatini çekmesine yetti.
Bir bodyguard olarak başladığı yükseliş, onu şehrin gölgede kalan ama gücün gerçekten konuşulduğu çevrelerine taşıdı. Victor artık sadece hayatta kalan çocuk değil, odadaki en güvenilir isimdi.
Anastasia ile tanışması, Victor'un hayatındaki tek şeyin hırs olmadığını hatırlattığı an oldu. Aralarındaki bağ, şehrin sert kurallarına rağmen kurulan nadir ve kırılgan bir şeydi.
Onunla geçirdiği zaman, yıllardır biriktirdiği sertliğin altında hâlâ Milano'daki o çocuğun durduğunu gösterdi. Anastasia, Victor'un kimseye göstermediği yüzünü gören tek kişi oldu.
Ama Los Santos'ta hiçbir mutluluk bedelsiz değildi. Aşkları, yaklaşmakta olan fırtınanın farkında olmadan, en kırılgan halleriyle örülüyordu.
Federal bir operasyonun ortasında kalması, Victor'un inşa ettiği her şeyi bir gecede tehdit etti. Güvendiği çevrenin içinde bir ihanetin izleri vardı ve bu izler doğrudan Vito Salvatore'a çıkıyordu.
Vito'nun ihaneti, Victor için sadece bir iş kaybı değil, ailesine yeniden yaşattığı bir kayıptı. İntikam, artık bir seçenek değil, tek mantıklı sonuçtu.
Hesaplaşmanın bedeli ağır oldu: hapis. Duvarların ardında geçirdiği süre, Victor'u kırmak yerine, çıktığında karşısına çıkacak dünyaya karşı daha keskin bir adam haline getirdi.
İçerideyken aldığı haber, Victor'un zemini yeniden kaymasına yetti: Anastasia'nın öldüğü söylendi. Yas, hapishane duvarlarının ardında sessizce, kimseyle paylaşılmadan yaşandı.
Ama gerçek, göründüğünden çok daha karmaşıktı. Anastasia'nın ölümü bir sahneden ibaretti — onu koruma adına kurgulanmış, Victor'dan bile saklanmış bir yalan.
Bu yalanın mimarlarından biri, en çok güvendiği isimlerden Dante'ydi. Gerçeğin ortaya çıkışı, Victor için ihanetin en derin halini beraberinde getirdi.
Dante ile yüzleşme kaçınılmazdı. Yıllarca omuz omuza durdukları bir dostluk, tek bir gecede hesaplaşmaya dönüştü — ve bu hesaplaşmadan Dante geri dönmedi.
Dante'nin ölümü, Victor'un kaybettiği son çapa oldu. Onu insan tutan bağlar birer birer kopmuştu; geriye sadece karanlığa doğru büyüyen bir boşluk kalmıştı.
Anastasia ile aralarında kalan de gerçeğin ağırlığını taşıyamadı. Boşanma, aşklarının hayatta kaldığı ama artık taşınamaz hale geldiği bir dönemin resmi kapanışıydı.
Victor, enkazın ortasında yeniden başlamayı seçti. İtalya'ya dönüşü bir kaçış değil, kendini yeniden inşa etme kararıydı.
Sıfırdan kurduğu düzenin ilk taşı bir Tiki Bar yatırımıydı — sadece bir işletme değil, kontrolü yeniden eline aldığının somut kanıtı.
Bugün Victor Theo DeMarco, Milano'daki çocuğun hayalini kurduğu gücü, hak ettiği olgunlukla taşıyor. Los Santos'a dönüşü, artık kaçan değil, kimin döndüğünü herkesin bileceği bir dönüş.
Victor, geçmişini geride bırakıp yeni bir hayat kurmaya çalışıyordu. Yaşadığı her şeyin ardından artık sakin bir hayat istiyor, Los Santos'ta kendisine yeni bir düzen kurmaya çalışıyordu. Ancak geçmiş, onun peşini bırakmaya hiç niyetli değildi.
Her şeyin başlangıcında Anastasia vardı. Victor, eski eşinin yaşattığı acıların izlerini silmeye çalışsa da FIB onun peşini bırakmadı. FIB'in başındaki Drogon Solomon, Victor'u ortadan kaldırmak yerine onu kendi çıkarları için kullanmaya karar verdi.
Drogon'un adamları Victor'u ve onun yeni açtığı Tiki Bar'da genç ortağı olan Misa Shawty'yi kaçırdı. Victor'a bir teklif sunuldu: ICE isimli sokak çetesinin içine sızacak ve Drogon için çalışacaktı. Victor, sevdiklerini koruyabilmek için bu görevi kabul etmek zorunda kaldı.
Fakat işler kısa sürede kontrolden çıktı. Drogon Solomon'un adamları Victor'un önünü keserek Misa'yı kaçırdı. Misa'ya Victor hakkında sorular soruldu; ona yalnızca bir seçim hakkı tanındı: Victor mu, sen mi?
Misa, Victor'a karşı beslediği duygular nedeniyle hiç düşünmeden kendini feda etti. Misa Shawty öldü.
Victor için bu, kaldıramayacağı bir darbeydi. Hayatında kaybettiği insanlara bir yenisini daha eklemişti. Öfkesini ve acısını içine gömen Victor, Misa'nın ölümünden sorumlu tuttuğu Armando Savio'ya açıkça meydan okudu: "Seni ben öldüreceğim."
Bu sözler kısa sürede Drogon Solomon'un kulağına ulaştı. Victor ile Drogon arasında yapılan anlaşma bozuldu ve Armando Savio görevinden alındı. Ancak Victor'un hâlâ büyük bir tehdit olduğunun farkında olan FIB, onu gizli bir yerde sakladı.
Victor, Armando'nun izini uzun süre bulamadı — ta ki Luan Berisha yardım edene kadar. Victor'un babası gibi gördüğü Luan, Armando'nun yerini buldu ve bu bilgiyi Victor'un en yakın arkadaşı Paul Wilston'a verdi.
Paul, Victor ile birlikte kasabada Armando'nun saklandığı yere gitti. Yanlarında silahları vardı ve o gece Misa'nın intikamını almaya kararlıydılar. Armando Savio öldürüldü.
Fakat onları başka bir tehlike bekliyordu. Eski FIB ajanı David Harlow, Victor ve Paul'ü takip etmişti. İkisini tehdit ederek yaptıklarını polise anlatacağını söyledi.
Victor, geçmişte kaybettiği eski eşi Anastasia'nın ve yaşadığı her şeyin hesabını kapatmaya kararlıydı — artık David Harlow da onun hedefiydi. Victor, Luan'dan yardım istedi. Ancak verilen konuma ulaştıklarında karşılarına beklemedikleri bir manzara çıktı: David, Victor için bir tuzak kurmuştu.
Victor'un kız kardeşi Elena Rosa DeMarco ve Paul'un kız kardeşi Cassandra Victoria Wilston kaçırılmıştı. Victor ve Paul deliye döndü.
Kısa süre sonra ikisine bir telefon geldi. Verilen konuma giderek Elena ve Cassandra'yı kurtarmayı başardılar — Luan Berisha'nın adamları sayesinde ikisi güvenli bir şekilde kurtarıldı. Fakat bu olayın arkasındaki gerçek henüz ortaya çıkmamıştı.
Ardından adamlar David Harlow'u yakalayarak Luan'ın malikanesine getirdi.
İşte o anda Victor, hayatındaki en büyük ihanetlerden biriyle yüzleşti: David Harlow, Luan Berisha için önemli biriydi. Victor, yıllardır babası gibi gördüğü Luan'ın kendisine ihanet ettiğini öğrenince yıkıldı.
Öfkesine yenik düşerek David'in kafasına silah dayadı ve oradan çıkmak için Luan'ı tehdit etti. Tam malikaneden ayrılacakken Luan'ın ayaklarına ateş etti.
Victor'un sağ kolu ona saldırmak için harekete geçtiği anda Paul Wilston ortaya çıktı. Paul, Luan'ın sağ kolunu öldürdü ve ardından Luan Berisha'nın kafasına ateş ederek onu da öldürdü. Victor ve Paul, David Harlow'u yanlarına alarak malikaneden ayrıldılar.
Ancak Victor, Paul'ü daha fazla bu işe sürüklemek istemiyordu. Arkadaşından özür dileyerek Paul'ü bayılttı, David'i alıp bir dağa götürdü. Orada ikisi son kez karşı karşıya geldi; geçmişleri, Anastasia, FIB ve yaşanan tüm kayıplar hakkında konuştular.
Konuşmanın sonunda Victor kararını verdi. David Harlow öldü. Victor'un intikamı nihayet sona ermişti. Ardından başlayan kısa polis soruşturmasının sonunda Victor olaydan kurtulmayı başardı.
Fakat hayatı bu kez hiç beklemediği bir şekilde değişecekti. Cassandra Victoria Wilston, uzun zamandır Victor'a karşı hisler besliyordu ve sonunda duygularını ona itiraf etti.
Victor bu durumu Paul'e anlattığında Paul, kız kardeşinin Victor'la birlikte olmasına başta kesinlikle karşı çıktı — Victor'un geçmişini ve başına gelenleri biliyor, onu kardeşinden uzak tutmak istiyordu. Fakat zamanla Victor'un Cassandra'yı gerçekten sevdiğini gördü ve en yakın arkadaşına en değerli varlığını emanet etti.
Victor Theo DeMarco ve Cassandra Victoria Wilston evlendi.
Düğünün ardından ikili balayı için Los Santos'tan uzaklaştı. Balayının ardından ise hayatlarında yeni bir sayfa açmaya karar verdiler — Los Santos'u geride bırakıp Liberty City'ye yerleştiler. Paul Wilston ise Los Santos'ta kaldı.
Victor ve Cassandra, geçmişlerinin peşlerinden gelmediği yeni bir hayat kurdu. Kendi işletmelerini açtılar, sakin bir yaşam sürmeye başladılar ve yıllardır üzerlerinde taşıdıkları acılardan yavaş yavaş kurtuldular. Victor artık kaçmıyordu, kimseyi aramıyordu, intikam peşinde değildi — geçmişte kaybettiklerini geri getiremeyeceğini kabul etmişti.
Misa'nın ölümü, Anastasia'nın bıraktığı yaralar, FIB, Drogon Solomon, Armando, David ve Luan... hepsi geride kalmıştı. Victor Theo DeMarco sonunda istediği şeye kavuşmuştu: huzur. Los Santos'ta başlayan kanlı hikâye, Liberty City'de mutlu bir hayatla sona erdi — Victor'un hikâyesi nihayet bitmişti.